9 Şubat 2013 Cumartesi

Hizmetçi


Hizmetçinin biri işe yeni girmiş. Yeni işe başladığı evin sahibi olan kadın hizmetliye demiş ki:
-Biz 9'de kalkarız,10'da kahvaltı yaparız.demiş.
Hizmetçi çok sakin bir şekilde cevap vermiş:
-Ben kalkamassam siz başlayın,demiş. :)

Torunum Ödesin


Adamın biri lüks bir lokantanın vitrininde şu ilanı görmüş. "Yemeği siz yiyin, hesabı torununuz ödesin". Adama fikir çok cazip gelir;ama yine de emin olmaz içeriye bir kez daha sorar.
-Gerçekten yediğim yemeğin parasını torunum mu verecek?
-Evet, der lokanta sahibi. Bunun üzerine adam, patlayana kadar yiyip, aklına geleni sipariş eder. Adam tam kapıdan çıkacakken garson gelir ve hesabı uzatır. "300 Lira"
-Adam, bu da ne demek hani parayı benden almıyordunuz, der.
-Evet efendim almıyoruz. Bu zaten büyükbabanızın hesabı.:)

Ambulans


Adamın birinin iki kulağı da yanmış! Acil servise getirmişler.
Doktorlar adama, merak ile neden yandığını sorunca :
Adam acı içinde cevap vermiş:
- Ütüyü telefon zannettim, demiş.
 Doktorlar :
- Eee peki diğer kulağın nasıl yandı? deyince,
Adam cevap vermiş :
- Telefonla ambulans çağırmak istedim demiş...
J

8 Şubat 2013 Cuma

Esas Akıl

Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:
Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl 
belirliyorsunuz?
Doktor cevap verir:
Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç sey 
veriyoruz.
Bir kaşık, bir fincan ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl
boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. 
Siz NE yapardınız?
Adam:
OOO ! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova
kaşık ve fincandan büyük.
Hayır, der doktor. 
Normal bir insan küvetin tıpasını çeker. :)

Erir mi?


Kimya dersinde öğretmen,elimdeki metal parayı gösterdi:
_Şimdi bu beşyüzlüğü asite batırıyorum. Nedersiniz eriyecek mi?
Ali parmak kaldırıp cevapladı:
_Erimez,öğretmenim.
Öğretmen:
_Evet erimez,neden erimez?
Ali:
_Eriyecek olsa asite atmazdınız da ondan. :)

Yazı Tura



            Temel üniversite sınavına girmiş. Her soruda yazı tura atarak cevapları vermiş. İki saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş, Temel hala yazı tura atıyormuş. Öğretmen gelip başına dikilmiş demişki:
- Temel, soruların hepsini yazı tura atıyorsun, hala bitiremedin mi?
Temel:
- Hocam bir saat önce bitirdum; ama cevaplarımı kontrol ediyrum. :)

7 Şubat 2013 Perşembe

Mehmet Kim?


İri yarı bir adam kahveye girmiş.
-Mehmet cimdur?
- Benum, demiş adamın biri.
Adam bu adamı bir güzel pataklamış ve yüzünü gözünü kan içinde bırakmış.
Sonrada çekip gitmiş. Adam gittikten sonra dayak yiyen adam başlamış gülmeye. Kahvedekiler şaşırmış ve hemen sormuşlar:
- Ya o kadar dayak yedin, yüzün gözün kan içinde. Şimdi ne diye durmuş gülüyorsun?
Adam:
- Benum adım Mehmet değil Temel, o enayi adamı  nasıl kandurdum . J

Düz Mantık


Öğretmen, dersi ilgisizce dinlemekte olan öğrencilerine sormuş : - Allah hepimizin cennete gitmesini istediği halde niye cehenneme gönderiyor? Öğrencilerden biri öğretmenin sorusuna soruyla cevap verir : - Öğretmenim siz bizim 5 almamızı istediğiniz halde niçin sınav yapıyorsunuz? 

Ceza

Öğrenci sınıfa yeni gelmişti. İkinci gün öğretmenine sordu:
- Öğretmenim, insana yapmadığı bir şey için ceza verir misiniz?
Öğretmen:
 - Olur mu evladım, insan yapmadığı şey için cezalandırılır mı, niye sordun bunu?
Öğrenci:
- Efendim dün verdiğiniz ev ödevini yapmamıştım da ceza verirsiniz sanıyordum! J

6 Şubat 2013 Çarşamba

Nasreddin Hocanın Eşeği Ölünce

Hocanın eşeği ölmüş. Kapının eşiğine oturmuş, hüngür hüngür ağlıyormuş.
Bir  komşusu merakla yaklaşarak: fıkralar
- A Hoca! Geçen de karın öldü, ağlamadın. Bir eşek için ağlamak sana yakışır mı?
Nasrettin Hoca:
- Nasıl ağlamam! Karım ölünce eş, dost hepiniz etrafımı aldınız, üzülme biz sana daha iyisini buluruz dediniz. Ama biri çıkıp da; Hoca ağlama, sana daha iyi bir eşek alırız demedi!!!

Kırk Yıllık Sirke

Bir Arkadaşı Nasrettin Hoca‘ya sormuş : 
– Hocam sizde kırk yıllık sirke varmış doğru mudur?
Nasrettin Hoca da :
– Var demiş..
Arkadaşı :
– Hocam biraz versene ilaç yapacağım demiş..
Nasrettin Hoca :
- Her isteyene verseydim o sirke kırk yıl durur muydu sence? :)

ORADA İŞİNİZ NEYDİ?


Kayserili biri İngiltere’de bir lokantada yemek yiyormuş. Garson “Siz var Türk olmak ve ben size kızgın olmak.” Deyince Kayserili:
-Neden diye sormuş.
Garson pişkince cevap vermiş. Siz bizi Türkiye’de denize döktünüz
Kayserili cevabını vermiş:
-Af edersiniz, orda ne işiniz vardı?

5 Şubat 2013 Salı

Paraşüt


Temel ile Cemal paraşüt kursuna yazılır ve hafta sonları eğitim görmektedirler. Aradan aylar geçer ve eğitim tamamlanır. Yapılacak bir gösteri için prova yapmaktadırlar. Uçaktan atlarlar lakin
Cemalin paraşütü açılmaz,
Temel sorar:
"Cemal, paraşütün açılmadı ne düşünüyorsun?".
Cemal :
"Önemli değil ,  gerçek değil ki prova yapıyoruz."  :)

Gazete


Temel bir dağ başında oturuyormuş ve en büyük zevki günlük gazete okumakmış fakat çok da tembel olması nedeniyle ve gazete alabilecegi tek yer, oturduğu dağın eteğindeki bakkal olmasından dolayı bu iş için hep Fadimeyi gönderirmiş.
Fadime artık  bu durumdan sıkılmış ve pazartesi günü 7 tane o günün gazetesinden almış. Pazartesi günü bir gazete verip diğerlerini saklamış.Ertesi gün Temel gazete isteyince bir önceki gün aldığı gazetelerden birini ben çıkıyorum deyip işlerini halledip çıkarıp vermiş. Bir sonraki gün de aynı şekilde yine Temel gazete istemiş Fadime yine işlerini halledip Temele gazeteyi vermiş. Perşembe günü de yine Temel gazete istemiş Fadime yine vermiş. Akşama doğru Temel Fadimeyi çağırıp demişki  : ya Fadime dünyada ne adamlar var. Bir adam 4 gündür aynı arabayla aynu ağaca vurarr fadimeee::::: NASİİİİİİİİİİİİİİİİİ der J

Kazı


Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına
katılmış. İngilizler anlatmaya başlar;

--Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağıya indik ve
telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce
telefon kullanmışlardır.
Sıra Türkiye’ye gelir ve Temel anlatmaya başlar;

--Biz 75 metre aşağıya induk ama hiçbir şey bulamaduk. Öyleyse  bizim atalarımız telsiz telefon kullanmişlardur.:)

4 Şubat 2013 Pazartesi

Çok şükür tam tersi


Geliri yüksek olan bir işyerinin patronu fabrikada personelini toplar ve onlara bir konuşma yapar.

- Arkadaşlar dün rakip fabrikayı gezdim. Orada gördüm ki onlarda personelin yarısı eşek gibi çalışıyor, diğer yarısı da miskin miskin pinekliyor. Çok şükür bizim fabrikada durum bunun tam tersi. J

Deliye Mektup


Akıl hastanesinde koğuşları gezen başhekim, bir delinin oturduğunu ve  bir şeyler yazdığını görmüş:

- Kolay gelsin. Ne yazıyorsun böyle?
Deli:
- Mektup yazıyorum efendim.
Doktor:
- Yaaa... Kime yazıyorsun peki?
Deli:
- Kendime...
Doktor:
- Peki ne yazılı mektupta?
Deli:
- İlahi doktor bey. Deli misiniz siz? Mektubu daha almadım ki, içinde ne yazdığını nereden bileyim? :)

Tercüme

Haftanın ilk günü ingilizce dersinde Öğretmen öğrencisine sormuş: - "çocuk koştu koştu, denize düştü, boğuldu, cümlesini ingilizceye çevir bakalım. Çocuk bir müddet düşündükten sonra cevap verdi.
" - "the boy tıkıdık tıkıdık, culup, glu,glu,glu" öğretmenim :)

3 Şubat 2013 Pazar

Aşk Şiiri


Temel bir kıza aşık olmuş.
Aşkından da şiir yazmış:

Sabahları yemek yiyemiyrum; çünkü seni düşüniyrum
Öğlenleri yemek yiyemiyrum; çünkü seni düşüniyorum
Akşamları yemek yiyemiyrum; çünkü seni düşüniyorum
Geceleri uyuyamıyrum;
Çünkü AÇIM...

Delik


Temel  akıl hastanesine düşmüş. Odada 10 tane  akıl hastası varmış. Odada bir delik varmış deliler sıraya girip deliğe bakıyorlarmış. Temel de merak etmiş girmiş sıraya...
Sıra Temele Gelince ;

- Temel : Burada bir şey yok buraya neden bakaysunuz? demis.

- Delinin Biri  demişki: Biz 20 senedir bakıyoruz bir şey göremedik de sen bir bakışta mı göreceksin. J

Latincesi Ne?


Hasta bir genç, doktora derdini anlatır:

- Doktor Bey, sabahları bir türlü yataktan kalkamıyorum. Canım çalışmak da istemiyor.

Doktor:    - Şikayetiniz bunlar mı?

Genç: - Evet.

Doktor:   - Bunun adı tembellik.

Genç: - Biliyorum, doktor. Ama patronuma hastayım demek için bunun Latince bir adı yok mu?

2 Şubat 2013 Cumartesi

TEMEL'İN İNEĞİ

     Temel'in ineği hastalanmış. Komsusu Cemal'e gitmiş.
     - Ula inegun hastalanduğunda ona ne vermistun?
     - Tuz ruhi verdum..
     - Eyi......
     Temel ertesi gün koşa koşa geri dönmüş...
     - Ula inegum oldi...
     - O zaman benimci de ölmiştu...

BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ


   Bir makine mühendisi, bir elektrik mühendisi ve bir de bilgisayar mühendisi binmişler bir arabaya gidiyormuş. Yolun yarısına geldikleri zaman araba bozuluyor ve makine mühendisi  - "Ben hallederim" deyip yatıyor arabanın altına, bir kaç yere çekiç vuruyor, vida sıkıyor falan, biniyorlar arabaya, araba hala  bozuk. Bu sefer elektrik mühendisi hemen atlıyor,
     - "Bana bırakın" diye... Kabloları kontrol ediyor, arabanın elektrik akşamına bakıyor, biniyorlar arabaya ama tık yok gene. Makina ve elektrik mühendisi bilgisayar mühendisine dönüyorlar. Sıranın kendisine geldiğini anlayan bilgisayar mühendisi:
     - "eee.. şey... arabadan çıkıp bir daha girsek?" 

KADINLARA KARŞI ZAFER

 Adam kitabevinden içeri girdi, tezgahta duran görevliye sordu:
     - Sizde "Kadınlara Karşı Zafer Kazanan Erkek" romanı var mı?
     Görevli az ötesini işaret etti:
     - Var efendim, orada masal kitapları bölümünde bulabilirsiniz. :)

1 Şubat 2013 Cuma

HAPİS CEZASI

    Kadın, gece yarısı yanından kaybolan kocasını bulmak için kalkar. Evde yalnızlık içinde, aşağıdan bir ses duyar. Aşağı iner ve tekrar dinlemeye başlar, ama kocasını bulamaz.
     Biraz daha aramak için aşağı depo'ya iner, orada kocasını dizleri üstüne çökmüş, duvara dönmüş ağladığını görür... Ve merakla kocasına sorar:
     - "Kocacığım, neyin var, ne oldu ?"
 Kocası:
     - "Hatırlıyor musun, Baban bizi beraber yakaladığında bir soru sormuştu, ya evlenirsin yada 20 yıl hapis çekersin."... Kadın şaşırarak:
     - "Eeee ne oldu?" Adam:
     - "Bugün, hapisten çıkmış olacaktım"

HERKES GÜVERTEYE


     Okyanusta büyük bir gemi hızla ilerliyorken, bir an gemi kaptanı herkesi güverteye çağırmış. Herkes güverteye toplanınca:
     - "Size bir kötü bir de iyi haberim olacak" demiş. "Hangisi ile başlayayım istersiniz?"
     - "İyi olanla" demiş yolcular...
     - "Sayın yolcular 11 dalda oscar kazanacağız..." :)

Masraf


     İki akıl hastası, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevinirler. O sevinçle "saatte 160'la" uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde dururlar. "Arabayı süren":
     - 500 liralık, dedi, süper olsun.
     Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra:
     - Gidin işinize be! diye bağırdı, sizin civatalarınız gevşek!
     İkincisi, "araba kullanana" döndü:
     - Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile!   :)