1 Mayıs 2013 Çarşamba
Son durak
Etiketler:
aşkım,
geldik,
hayatım,
inebilirsin,
son durak
Hanım bak bu biirrr
fıkralar – Çocuk
dedesine
- Dede siz ninem ile kaç yıllık evlisiniz diye sormuş. Dede:
- 50 yıllık evladım demiş . Çocuk:
- Ama Dede, ben sizi hiç kavga ederken görmedim nasıl oluyor bu iş demiş . Dede başlamış anlatmaya ;
- Nikahımız kıyıldı , ninenin 3-5 eşyasını attık arabaya yolda giderken atın ayağı tökezledi bu biiirrr dedim . Biraz daha gittikten sonra yine atın ayağı tökezledi bu da ikiiii dedim ve atı oracıkta vurdum demiş . Ninen bunu görünce başladı söylenmeye atı niye vurdunda ,biz nasıl köye gideceğiz de , sende hiç akıl yok mu da . Ninene dönerek hanım bak bu biiiirrr dedim , o gün bugündür gül gibi geçinip gidiyoruz demiş … :)
- Dede siz ninem ile kaç yıllık evlisiniz diye sormuş. Dede:
- 50 yıllık evladım demiş . Çocuk:
- Ama Dede, ben sizi hiç kavga ederken görmedim nasıl oluyor bu iş demiş . Dede başlamış anlatmaya ;
- Nikahımız kıyıldı , ninenin 3-5 eşyasını attık arabaya yolda giderken atın ayağı tökezledi bu biiirrr dedim . Biraz daha gittikten sonra yine atın ayağı tökezledi bu da ikiiii dedim ve atı oracıkta vurdum demiş . Ninen bunu görünce başladı söylenmeye atı niye vurdunda ,biz nasıl köye gideceğiz de , sende hiç akıl yok mu da . Ninene dönerek hanım bak bu biiiirrr dedim , o gün bugündür gül gibi geçinip gidiyoruz demiş … :)
9 Şubat 2013 Cumartesi
Hizmetçi
Hizmetçinin biri işe yeni girmiş. Yeni işe
başladığı evin sahibi olan kadın hizmetliye demiş ki:
-Biz 9'de kalkarız,10'da kahvaltı yaparız.demiş.
Hizmetçi çok sakin bir şekilde cevap vermiş:
-Ben kalkamassam siz başlayın,demiş. :)
-Biz 9'de kalkarız,10'da kahvaltı yaparız.demiş.
Hizmetçi çok sakin bir şekilde cevap vermiş:
-Ben kalkamassam siz başlayın,demiş. :)
Torunum Ödesin
Adamın biri lüks bir lokantanın vitrininde şu ilanı görmüş.
"Yemeği siz yiyin, hesabı torununuz ödesin". Adama fikir çok cazip
gelir;ama yine de emin olmaz içeriye bir kez daha sorar.
-Gerçekten yediğim yemeğin parasını torunum mu verecek?
-Evet, der lokanta sahibi. Bunun üzerine adam, patlayana kadar yiyip, aklına geleni sipariş eder. Adam tam kapıdan çıkacakken garson gelir ve hesabı uzatır. "300 Lira"
-Adam, bu da ne demek hani parayı benden almıyordunuz, der.
-Evet efendim almıyoruz. Bu zaten büyükbabanızın hesabı.:)
-Gerçekten yediğim yemeğin parasını torunum mu verecek?
-Evet, der lokanta sahibi. Bunun üzerine adam, patlayana kadar yiyip, aklına geleni sipariş eder. Adam tam kapıdan çıkacakken garson gelir ve hesabı uzatır. "300 Lira"
-Adam, bu da ne demek hani parayı benden almıyordunuz, der.
-Evet efendim almıyoruz. Bu zaten büyükbabanızın hesabı.:)
Ambulans
Adamın birinin iki kulağı da yanmış! Acil
servise getirmişler.
Doktorlar adama, merak ile neden yandığını
sorunca :
Adam acı içinde cevap vermiş:
- Ütüyü telefon zannettim, demiş.
- Ütüyü telefon zannettim, demiş.
Doktorlar :
- Eee peki diğer kulağın nasıl yandı? deyince,
- Eee peki diğer kulağın nasıl yandı? deyince,
Adam cevap vermiş :
- Telefonla ambulans çağırmak istedim demiş... J
- Telefonla ambulans çağırmak istedim demiş... J
8 Şubat 2013 Cuma
Esas Akıl
Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:
Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl
belirliyorsunuz?
Doktor cevap verir:
Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç sey
veriyoruz.
Bir kaşık, bir fincan ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl
boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.
Siz NE yapardınız?
Adam:
OOO ! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova
kaşık ve fincandan büyük.
Hayır, der doktor.
Normal bir insan küvetin tıpasını çeker. :)
Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl
belirliyorsunuz?
Doktor cevap verir:
Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç sey
veriyoruz.
Bir kaşık, bir fincan ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl
boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.
Siz NE yapardınız?
Adam:
OOO ! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova
kaşık ve fincandan büyük.
Hayır, der doktor.
Normal bir insan küvetin tıpasını çeker. :)
Erir mi?
Kimya dersinde öğretmen,elimdeki metal parayı gösterdi:
_Şimdi bu beşyüzlüğü asite batırıyorum. Nedersiniz eriyecek mi?
Ali parmak kaldırıp cevapladı:
_Erimez,öğretmenim.
Öğretmen:
_Evet erimez,neden erimez?
Ali:
_Eriyecek olsa asite atmazdınız da ondan. :)
Yazı Tura
Temel
üniversite sınavına girmiş. Her soruda yazı tura atarak cevapları vermiş. İki
saat sonra öğrencilerin çoğu sınav kağıdını verip salonu terk etmiş, Temel hala
yazı tura atıyormuş. Öğretmen gelip başına dikilmiş demişki:
- Temel, soruların hepsini yazı tura atıyorsun, hala
bitiremedin mi?
Temel:
- Hocam bir saat önce bitirdum; ama cevaplarımı
kontrol ediyrum. :)
7 Şubat 2013 Perşembe
Mehmet Kim?
İri yarı bir adam kahveye girmiş.
-Mehmet cimdur?
- Benum, demiş adamın biri.
Adam bu adamı bir güzel pataklamış ve yüzünü gözünü kan içinde bırakmış.
Sonrada çekip gitmiş. Adam gittikten sonra dayak yiyen adam başlamış gülmeye. Kahvedekiler şaşırmış ve hemen sormuşlar:
- Ya o kadar dayak yedin, yüzün gözün kan içinde. Şimdi ne diye durmuş gülüyorsun?
-Mehmet cimdur?
- Benum, demiş adamın biri.
Adam bu adamı bir güzel pataklamış ve yüzünü gözünü kan içinde bırakmış.
Sonrada çekip gitmiş. Adam gittikten sonra dayak yiyen adam başlamış gülmeye. Kahvedekiler şaşırmış ve hemen sormuşlar:
- Ya o kadar dayak yedin, yüzün gözün kan içinde. Şimdi ne diye durmuş gülüyorsun?
Adam:
- Benum adım Mehmet değil Temel, o enayi adamı nasıl kandurdum . J
- Benum adım Mehmet değil Temel, o enayi adamı nasıl kandurdum . J
Düz Mantık
Öğretmen, dersi ilgisizce dinlemekte olan öğrencilerine sormuş : - Allah hepimizin cennete gitmesini istediği halde niye cehenneme gönderiyor? Öğrencilerden biri öğretmenin sorusuna soruyla cevap verir : - Öğretmenim siz bizim 5 almamızı istediğiniz halde niçin sınav yapıyorsunuz?
Ceza
Öğrenci sınıfa yeni gelmişti. İkinci gün öğretmenine sordu:
- Öğretmenim, insana yapmadığı bir şey için ceza verir
misiniz?
Öğretmen:
- Olur mu evladım,
insan yapmadığı şey için cezalandırılır mı, niye sordun bunu?
Öğrenci:
- Efendim dün verdiğiniz ev ödevini yapmamıştım da ceza
verirsiniz sanıyordum! J
6 Şubat 2013 Çarşamba
Nasreddin Hocanın Eşeği Ölünce
Hocanın eşeği ölmüş. Kapının eşiğine oturmuş, hüngür hüngür ağlıyormuş.
Bir komşusu merakla yaklaşarak: fıkralar
- A Hoca! Geçen de karın öldü, ağlamadın. Bir eşek için ağlamak sana yakışır mı?
Nasrettin Hoca:
- Nasıl ağlamam! Karım ölünce eş, dost hepiniz etrafımı aldınız, üzülme biz sana daha iyisini buluruz dediniz. Ama biri çıkıp da; Hoca ağlama, sana daha iyi bir eşek alırız demedi!!!
Bir komşusu merakla yaklaşarak: fıkralar
- A Hoca! Geçen de karın öldü, ağlamadın. Bir eşek için ağlamak sana yakışır mı?
Nasrettin Hoca:
- Nasıl ağlamam! Karım ölünce eş, dost hepiniz etrafımı aldınız, üzülme biz sana daha iyisini buluruz dediniz. Ama biri çıkıp da; Hoca ağlama, sana daha iyi bir eşek alırız demedi!!!
Kırk Yıllık Sirke
Bir Arkadaşı Nasrettin Hoca‘ya sormuş :
– Hocam sizde kırk yıllık sirke varmış doğru mudur?
Nasrettin Hoca da :
– Var demiş..
Arkadaşı :
– Hocam biraz versene ilaç yapacağım demiş..
Nasrettin Hoca :
- Her isteyene verseydim o sirke kırk yıl durur muydu sence? :)
– Hocam sizde kırk yıllık sirke varmış doğru mudur?
Nasrettin Hoca da :
– Var demiş..
Arkadaşı :
– Hocam biraz versene ilaç yapacağım demiş..
Nasrettin Hoca :
- Her isteyene verseydim o sirke kırk yıl durur muydu sence? :)
ORADA İŞİNİZ NEYDİ?
Kayserili biri İngiltere’de bir lokantada yemek yiyormuş. Garson “Siz var Türk olmak ve ben size kızgın olmak.” Deyince Kayserili:
-Neden diye sormuş.
Garson pişkince cevap vermiş. Siz bizi Türkiye’de denize döktünüz
Kayserili cevabını vermiş:
-Af edersiniz, orda ne işiniz vardı?
5 Şubat 2013 Salı
Paraşüt
Temel ile Cemal paraşüt kursuna yazılır ve hafta sonları
eğitim görmektedirler. Aradan aylar geçer ve eğitim tamamlanır. Yapılacak bir
gösteri için prova yapmaktadırlar. Uçaktan atlarlar lakin
Cemalin paraşütü açılmaz,
Temel sorar:
"Cemal, paraşütün açılmadı ne düşünüyorsun?".
Cemal :
"Önemli değil , gerçek değil ki prova yapıyoruz." :)
Gazete
Temel bir dağ başında oturuyormuş ve en büyük zevki günlük
gazete okumakmış fakat çok da tembel olması nedeniyle ve gazete alabilecegi tek
yer, oturduğu dağın eteğindeki bakkal olmasından dolayı bu iş için hep Fadimeyi
gönderirmiş.
Fadime artık bu durumdan sıkılmış ve pazartesi günü 7 tane o günün gazetesinden almış. Pazartesi günü bir gazete verip diğerlerini saklamış.Ertesi gün Temel gazete isteyince bir önceki gün aldığı gazetelerden birini ben çıkıyorum deyip işlerini halledip çıkarıp vermiş. Bir sonraki gün de aynı şekilde yine Temel gazete istemiş Fadime yine işlerini halledip Temele gazeteyi vermiş. Perşembe günü de yine Temel gazete istemiş Fadime yine vermiş. Akşama doğru Temel Fadimeyi çağırıp demişki : ya Fadime dünyada ne adamlar var. Bir adam 4 gündür aynı arabayla aynu ağaca vurarr fadimeee::::: NASİİİİİİİİİİİİİİİİİ der J
Fadime artık bu durumdan sıkılmış ve pazartesi günü 7 tane o günün gazetesinden almış. Pazartesi günü bir gazete verip diğerlerini saklamış.Ertesi gün Temel gazete isteyince bir önceki gün aldığı gazetelerden birini ben çıkıyorum deyip işlerini halledip çıkarıp vermiş. Bir sonraki gün de aynı şekilde yine Temel gazete istemiş Fadime yine işlerini halledip Temele gazeteyi vermiş. Perşembe günü de yine Temel gazete istemiş Fadime yine vermiş. Akşama doğru Temel Fadimeyi çağırıp demişki : ya Fadime dünyada ne adamlar var. Bir adam 4 gündür aynı arabayla aynu ağaca vurarr fadimeee::::: NASİİİİİİİİİİİİİİİİİ der J
Kazı
Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları
konferansına
katılmış. İngilizler anlatmaya başlar;
--Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağıya indik ve
telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce
telefon kullanmışlardır.
Sıra Türkiye’ye gelir ve Temel anlatmaya başlar;
--Biz 75 metre aşağıya induk ama hiçbir şey bulamaduk. Öyleyse bizim atalarımız telsiz telefon kullanmişlardur.:)
katılmış. İngilizler anlatmaya başlar;
--Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağıya indik ve
telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce
telefon kullanmışlardır.
Sıra Türkiye’ye gelir ve Temel anlatmaya başlar;
--Biz 75 metre aşağıya induk ama hiçbir şey bulamaduk. Öyleyse bizim atalarımız telsiz telefon kullanmişlardur.:)
4 Şubat 2013 Pazartesi
Çok şükür tam tersi
Geliri yüksek olan bir işyerinin patronu fabrikada
personelini toplar ve onlara bir konuşma yapar.
- Arkadaşlar dün rakip fabrikayı gezdim. Orada gördüm ki onlarda personelin yarısı eşek gibi çalışıyor, diğer yarısı da miskin miskin pinekliyor. Çok şükür bizim fabrikada durum bunun tam tersi. J
- Arkadaşlar dün rakip fabrikayı gezdim. Orada gördüm ki onlarda personelin yarısı eşek gibi çalışıyor, diğer yarısı da miskin miskin pinekliyor. Çok şükür bizim fabrikada durum bunun tam tersi. J
Etiketler:
kısa fıkra,
komik,
komik fıkra,
komik fıkralar
Deliye Mektup
Akıl hastanesinde koğuşları gezen başhekim, bir delinin oturduğunu
ve bir şeyler yazdığını görmüş:
- Kolay gelsin. Ne yazıyorsun böyle?
Deli:
- Mektup yazıyorum efendim.
Doktor:
- Yaaa... Kime yazıyorsun peki?
Deli:
- Kendime...
Doktor:
- Peki ne yazılı mektupta?
Deli:
- İlahi doktor bey. Deli misiniz siz? Mektubu daha almadım ki, içinde ne yazdığını nereden bileyim? :)
- Kolay gelsin. Ne yazıyorsun böyle?
Deli:
- Mektup yazıyorum efendim.
Doktor:
- Yaaa... Kime yazıyorsun peki?
Deli:
- Kendime...
Doktor:
- Peki ne yazılı mektupta?
Deli:
- İlahi doktor bey. Deli misiniz siz? Mektubu daha almadım ki, içinde ne yazdığını nereden bileyim? :)
Tercüme
Haftanın ilk günü ingilizce dersinde Öğretmen öğrencisine sormuş: - "çocuk koştu koştu, denize düştü, boğuldu, cümlesini ingilizceye çevir bakalım. Çocuk bir müddet düşündükten sonra cevap verdi.
" - "the boy tıkıdık tıkıdık, culup, glu,glu,glu" öğretmenim :)
" - "the boy tıkıdık tıkıdık, culup, glu,glu,glu" öğretmenim :)
3 Şubat 2013 Pazar
Aşk Şiiri
Temel bir kıza aşık olmuş.
Aşkından da şiir yazmış:
Sabahları yemek yiyemiyrum; çünkü seni düşüniyrum
Öğlenleri yemek yiyemiyrum; çünkü seni düşüniyorum
Akşamları yemek yiyemiyrum; çünkü seni düşüniyorum
Geceleri uyuyamıyrum;
Çünkü AÇIM...
Aşkından da şiir yazmış:
Sabahları yemek yiyemiyrum; çünkü seni düşüniyrum
Öğlenleri yemek yiyemiyrum; çünkü seni düşüniyorum
Akşamları yemek yiyemiyrum; çünkü seni düşüniyorum
Geceleri uyuyamıyrum;
Çünkü AÇIM...
Delik
Temel akıl hastanesine
düşmüş. Odada 10 tane akıl hastası
varmış. Odada bir delik varmış deliler sıraya girip deliğe bakıyorlarmış. Temel
de merak etmiş girmiş sıraya...
Sıra Temele Gelince ;
- Temel : Burada bir şey yok buraya neden bakaysunuz? demis.
- Delinin Biri demişki: Biz 20 senedir bakıyoruz bir şey göremedik de sen bir bakışta mı göreceksin. J
Sıra Temele Gelince ;
- Temel : Burada bir şey yok buraya neden bakaysunuz? demis.
- Delinin Biri demişki: Biz 20 senedir bakıyoruz bir şey göremedik de sen bir bakışta mı göreceksin. J
Latincesi Ne?
Hasta bir genç, doktora derdini anlatır:
- Doktor Bey, sabahları bir türlü yataktan kalkamıyorum. Canım çalışmak da istemiyor.
Doktor: - Şikayetiniz bunlar mı?
Genç: - Evet.
Doktor: - Bunun adı tembellik.
Genç: - Biliyorum, doktor. Ama patronuma hastayım demek için bunun Latince bir adı yok mu?
- Doktor Bey, sabahları bir türlü yataktan kalkamıyorum. Canım çalışmak da istemiyor.
Doktor: - Şikayetiniz bunlar mı?
Genç: - Evet.
Doktor: - Bunun adı tembellik.
Genç: - Biliyorum, doktor. Ama patronuma hastayım demek için bunun Latince bir adı yok mu?
2 Şubat 2013 Cumartesi
TEMEL'İN İNEĞİ
Temel'in ineği hastalanmış. Komsusu Cemal'e gitmiş.
- Ula inegun hastalanduğunda ona ne vermistun?
- Tuz ruhi verdum..
- Eyi......
Temel ertesi gün koşa koşa geri dönmüş...
- Ula inegum oldi...
- O zaman benimci de ölmiştu...
- Ula inegun hastalanduğunda ona ne vermistun?
- Tuz ruhi verdum..
- Eyi......
Temel ertesi gün koşa koşa geri dönmüş...
- Ula inegum oldi...
- O zaman benimci de ölmiştu...
Etiketler:
komik fıkra,
komik fıkralar,
temel,
temel fıkrası
BİLGİSAYAR MÜHENDİSİ
Bir
makine mühendisi, bir elektrik mühendisi ve bir de bilgisayar mühendisi binmişler
bir arabaya gidiyormuş. Yolun yarısına geldikleri zaman araba bozuluyor ve
makine mühendisi - "Ben hallederim" deyip yatıyor arabanın altına,
bir kaç yere çekiç vuruyor, vida sıkıyor falan, biniyorlar arabaya, araba hala bozuk. Bu sefer elektrik mühendisi hemen atlıyor,
- "Bana bırakın" diye... Kabloları kontrol ediyor, arabanın elektrik akşamına bakıyor, biniyorlar arabaya ama tık yok gene. Makina ve elektrik mühendisi bilgisayar mühendisine dönüyorlar. Sıranın kendisine geldiğini anlayan bilgisayar mühendisi:
- "eee.. şey... arabadan çıkıp bir daha girsek?"
- "Bana bırakın" diye... Kabloları kontrol ediyor, arabanın elektrik akşamına bakıyor, biniyorlar arabaya ama tık yok gene. Makina ve elektrik mühendisi bilgisayar mühendisine dönüyorlar. Sıranın kendisine geldiğini anlayan bilgisayar mühendisi:
- "eee.. şey... arabadan çıkıp bir daha girsek?"
Etiketler:
fıkralar,
fıkrası,
komik,
komik fıkra,
komik fıkralar,
mühendis
KADINLARA KARŞI ZAFER
Adam kitabevinden içeri girdi, tezgahta duran görevliye sordu:
- Sizde "Kadınlara Karşı Zafer Kazanan Erkek" romanı var mı?
Görevli az ötesini işaret etti:
- Var efendim, orada masal kitapları bölümünde bulabilirsiniz. :)
- Sizde "Kadınlara Karşı Zafer Kazanan Erkek" romanı var mı?
Görevli az ötesini işaret etti:
- Var efendim, orada masal kitapları bölümünde bulabilirsiniz. :)
1 Şubat 2013 Cuma
HAPİS CEZASI
Kadın, gece yarısı yanından kaybolan kocasını bulmak için kalkar. Evde yalnızlık içinde, aşağıdan bir ses duyar. Aşağı iner ve tekrar dinlemeye başlar, ama kocasını bulamaz.
Biraz daha aramak için aşağı depo'ya iner, orada kocasını dizleri üstüne çökmüş, duvara dönmüş ağladığını görür... Ve merakla kocasına sorar:
- "Kocacığım, neyin var, ne oldu ?"
Kocası:
- "Hatırlıyor musun, Baban bizi beraber yakaladığında bir soru sormuştu, ya evlenirsin yada 20 yıl hapis çekersin."... Kadın şaşırarak:
- "Eeee ne oldu?" Adam:
- "Bugün, hapisten çıkmış olacaktım"
Biraz daha aramak için aşağı depo'ya iner, orada kocasını dizleri üstüne çökmüş, duvara dönmüş ağladığını görür... Ve merakla kocasına sorar:
- "Kocacığım, neyin var, ne oldu ?"
Kocası:
- "Hatırlıyor musun, Baban bizi beraber yakaladığında bir soru sormuştu, ya evlenirsin yada 20 yıl hapis çekersin."... Kadın şaşırarak:
- "Eeee ne oldu?" Adam:
- "Bugün, hapisten çıkmış olacaktım"
HERKES GÜVERTEYE
Okyanusta büyük bir gemi hızla ilerliyorken, bir an gemi kaptanı herkesi güverteye çağırmış. Herkes güverteye toplanınca:
- "Size bir kötü bir de iyi haberim olacak" demiş. "Hangisi ile başlayayım istersiniz?"
- "İyi olanla" demiş yolcular...
- "Sayın yolcular 11 dalda oscar kazanacağız..." :)
Masraf
İki akıl hastası, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevinirler. O sevinçle "saatte 160'la" uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde dururlar. "Arabayı süren":
- 500 liralık, dedi, süper olsun.
Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra:
- Gidin işinize be! diye bağırdı, sizin civatalarınız gevşek!
İkincisi, "araba kullanana" döndü:
- Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile! :)
Etiketler:
akıl hastası,
deli,
fıkra,
fıkralar,
komik fıkra,
komik fıkralar
31 Ocak 2013 Perşembe
Babada kalacaktır
Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile şöyle açıklamış:
- "Sayın hakim bey, çocuğun bende kalmasını çok istiyorum. Onu 9 ay karnımda taşıdım."
Hakim kocaya sormuş:
- "Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?"
Adam "Var tabii" demiş ve şöyle anlatmış:
- "Sayın hakim bey. Farzedelim ki canınız bir kutu soğuk kola istedi. Makineye parayı attınız ve kola geldi. Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?"
Hakim sekreterine dönmüş:
- "Yaz bakalım kızım. Çocuk babada kalacaktır..." :)
- "Sayın hakim bey, çocuğun bende kalmasını çok istiyorum. Onu 9 ay karnımda taşıdım."
Hakim kocaya sormuş:
- "Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?"
Adam "Var tabii" demiş ve şöyle anlatmış:
- "Sayın hakim bey. Farzedelim ki canınız bir kutu soğuk kola istedi. Makineye parayı attınız ve kola geldi. Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?"
Hakim sekreterine dönmüş:
- "Yaz bakalım kızım. Çocuk babada kalacaktır..." :)
HAVAALANI
Genç iş adamı uçağa binmek üzere havaalanına gelir ve bilet kontrolü yapılan masaya giderek, elindeki valizleri teslim eder.
Görevli; "Biletinizi alabilir miyim?" der.
Adam biletini verir ve akabinde ekler; "Biletimden göreceğiniz gibi New York'a gidiyorum. Ancak, verdiğim yeşil valizin Londra'ya, mavi olanın da Paris'e gitmesini istiyorum."
Görevli kız şaşkınlıkla içerisinde şöyle de: "Özür dilerim, ancak bunu yapmam mümkün değil".
Bunun üzerine genç adam; "Bunu duyduğuma çok sevindim. Geçen sene yapmıştınız da!" :)
Görevli; "Biletinizi alabilir miyim?" der.
Adam biletini verir ve akabinde ekler; "Biletimden göreceğiniz gibi New York'a gidiyorum. Ancak, verdiğim yeşil valizin Londra'ya, mavi olanın da Paris'e gitmesini istiyorum."
Görevli kız şaşkınlıkla içerisinde şöyle de: "Özür dilerim, ancak bunu yapmam mümkün değil".
Bunun üzerine genç adam; "Bunu duyduğuma çok sevindim. Geçen sene yapmıştınız da!" :)
TEMEL VAMPİR
Bir Amerikan vampir, bir Fransız vampir, bir de Temel vampir
Uçakta gidiyorlarmış. Bir sure sonra Amerikan vampir aralarından ayrılmış, aşağılara dalmış. Bir sure sonra geri gelmiş ki, ağzı yüzü kan içinde.
Sormuşlar: - Ne oldu, nereye gittin?
Amerikan vampir : - şu aşağıdaki beyaz evi gördünüz mü?
Cevap:- Gördük.
Amerikan Vampir : - Onun yanındaki duvarı gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Amerikan vampir : - Onun yanında uyuyan küçük çocuğu gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Amerikan vampir : - İşte ben o çocuğun kanını içtim, geldim.
Yolculuk devam eder. Bir süre sonra Fransız vampir de ayni şekilde ayrılıp aşağılara gider ve geldiğinde onun da yüzü gözü kan içindedir.
Yine sorarlar: - Nereye gittin?
Fransız Vampir: - Şu aşağıdaki ağacı gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Fransız Vampir: - Onun yanındaki küçük kutuyu gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Fransız Vampir: - O kutuya yaslanmış yatan adamı gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Fransız Vampir : - İşte ben o adamın kanını içtim geldim.
Yolculuk yine devam eder. Bir sure sonra Temel Vampir aynı şekilde ayrılır ve o da ağzı yüzü kan içinde geri gelir.
Ona da sorarlar: - Nereye gittin?
Temel Vampir: - Şu aşağıdaki evi gördinuz mu?
Cevap: - Gördük.
Temel Vampir: - Peki onun yanındaki direği gördinuz mu?
Cevap: - Gördük.
Temel Vampir: - İşte ben o direği görmedim......... :)
Uçakta gidiyorlarmış. Bir sure sonra Amerikan vampir aralarından ayrılmış, aşağılara dalmış. Bir sure sonra geri gelmiş ki, ağzı yüzü kan içinde.
Sormuşlar: - Ne oldu, nereye gittin?
Amerikan vampir : - şu aşağıdaki beyaz evi gördünüz mü?
Cevap:- Gördük.
Amerikan Vampir : - Onun yanındaki duvarı gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Amerikan vampir : - Onun yanında uyuyan küçük çocuğu gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Amerikan vampir : - İşte ben o çocuğun kanını içtim, geldim.
Yolculuk devam eder. Bir süre sonra Fransız vampir de ayni şekilde ayrılıp aşağılara gider ve geldiğinde onun da yüzü gözü kan içindedir.
Yine sorarlar: - Nereye gittin?
Fransız Vampir: - Şu aşağıdaki ağacı gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Fransız Vampir: - Onun yanındaki küçük kutuyu gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Fransız Vampir: - O kutuya yaslanmış yatan adamı gördünüz mü?
Cevap: - Gördük.
Fransız Vampir : - İşte ben o adamın kanını içtim geldim.
Yolculuk yine devam eder. Bir sure sonra Temel Vampir aynı şekilde ayrılır ve o da ağzı yüzü kan içinde geri gelir.
Ona da sorarlar: - Nereye gittin?
Temel Vampir: - Şu aşağıdaki evi gördinuz mu?
Cevap: - Gördük.
Temel Vampir: - Peki onun yanındaki direği gördinuz mu?
Cevap: - Gördük.
Temel Vampir: - İşte ben o direği görmedim......... :)
30 Ocak 2013 Çarşamba
Rafları taşıyor
Akıl hastanesinde 3 akıl hastası iyileşmek üzereymiş ki psikiyatrist:
"Siz üçünüz yanıma gelin bakalım. der.
üç deli, psikiyatristtin yanına gelir ve doktor der ki:
- Bakın şu buzdolabını şuradan şuraya taşıyın sizi taburcu edeceğim. der
Akıl hastaları tamam deyip işe başlarlar ve dolabı doktorun dediği yere koyarlar.
Doktor sorar:
-Öbür arkadaşınız nerede? Delilerden biri cevap verir:
-O dolabın içinde rafları taşıyor! J
"Siz üçünüz yanıma gelin bakalım. der.
üç deli, psikiyatristtin yanına gelir ve doktor der ki:
- Bakın şu buzdolabını şuradan şuraya taşıyın sizi taburcu edeceğim. der
Akıl hastaları tamam deyip işe başlarlar ve dolabı doktorun dediği yere koyarlar.
Doktor sorar:
-Öbür arkadaşınız nerede? Delilerden biri cevap verir:
-O dolabın içinde rafları taşıyor! J
Tünel İhalesi
Mısır hükümeti Kızıldeniz''in altına tüp geçit yapmak için
ihale açar. İhaleye İngiltere''den, Fransa''dan, Japonya''dan ve Türkiye''den
de Temel''in firması olmak üzere birer firma katılır. Firmaları teker teker
mülakata çağırırlar ve teknik bilgi isterler.
İngiliz firması:- Biz iki taraftan da eşzamanlı olarak tüneli kazmaya başlarız ve denizin altında tam ortada buluşuruz. Tüneller arasında maksimum 1 metre fark olur. 20 metre enindeki tünelde de 1 metreyi rahatlıkla düzeltiriz derler.
Fransız firması:
- Biz de iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz maksimum 60 cm fark olur, der.
Japon firması ise:
- Biz iki taraftan kazmaya başlarız ve tam ortada buluşuruz. Maksimum fark 30 cm olur, diye belirtir.
Sıra bizim Temel''e gelir. Temel:
- Valla biz de iki taraftan kazmaya başlarız. Ortada buluştuk buluştuk, buluşamadık iki tüneliniz olur. :)
Patetes
Bir gemiye Ingiliz, Alman ve Temel kaçak yolcu olarak
binerler. Gemi diğer limana vardığı zaman askerler tarafından yoklama yapılır. Hemen
birer çuval bulup içine girerler. Askerin tekmesini yiyen Alman -miyaaaav
diye bağırır, asker kedi sanarak kontrol etmez. İngiliz köpek sesi çıkarır o da
paçayı yırtar. Sıra bizim Temele gelir. Tekmeyi yiyen Temel hemen bağırır
-PATATEEEES...:)
-PATATEEEES...:)
29 Ocak 2013 Salı
Temel Duşta
Temel duş almaya girer, şampuanı saçlarına boşaltıp ovalamaya başlar. Sırtını keselemeye gelen annesi sorar :
- Oğlum kafanı ıslatmayacak misun ?
- Temel cevap verir : “ Yok anne bu şampuan kuru saçlar içinmiş...!! “
Temel annesine cevap verir : “ Yok anne bu şampuan kuru saçlar
içunmuş...!! “
Etiketler:
fıkra,
fıkralar,
fıkrası,
karadeniz fıkrası,
temel
Temel Uçakta
Temel Londra'ya uçakla seyahat ediyormuş. Uçakta
her şey normal iken birden pilotun sesi duyulmuş:
- "Sayın yolcular, uçağımızdaki dört motordan bir tanesi bozuldu, ama biz üç motorla rahat iniş yapabiliriz" Neyse rahatlar herkes. 15 dakika sonra bir anons daha:
- "Sayın yolcular maalesef bir motorumuz daha bozuldu ama biz 2 motorla inişi yapacağız" Herkes rahat ama bir anons daha gelmesinden korkmaktadır. 20 dakika sonra bir anons daha gelir:
-"Sayın yolcularımız iki motordan biri daha bozuldu ama biz en iyisiyiz ve bir motorla inişi size garanti ediyoruz" Herkes ohh çeker rahatlar. Temel ise panik içinde:
- "Uyy bu motorda bozulursa havada kalacağuz" :)
- "Sayın yolcular, uçağımızdaki dört motordan bir tanesi bozuldu, ama biz üç motorla rahat iniş yapabiliriz" Neyse rahatlar herkes. 15 dakika sonra bir anons daha:
- "Sayın yolcular maalesef bir motorumuz daha bozuldu ama biz 2 motorla inişi yapacağız" Herkes rahat ama bir anons daha gelmesinden korkmaktadır. 20 dakika sonra bir anons daha gelir:
-"Sayın yolcularımız iki motordan biri daha bozuldu ama biz en iyisiyiz ve bir motorla inişi size garanti ediyoruz" Herkes ohh çeker rahatlar. Temel ise panik içinde:
- "Uyy bu motorda bozulursa havada kalacağuz" :)
Dersler Bitti
Akıl hastalarını uçağa bindirmişler, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı. Ama o kadar çok gürültü yapıyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı, uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittiğini görmek istedi.
Akıl hastaları uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı.Baktı, en başta, bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.
-Sen neden bağırmıyorsun? diye soracak oldu.
Adam:
-Ben bunların öğretmeniyim, diye cevap verdi.Onlarda benim öğrencilerim. Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum.
Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti.Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi.
Pilot:
-Aman ne güzel! diye sevindi.Herhalde kendinin öğretmen olduğunu sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek, diye düşündü.
Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu. Pilot biraz daha bekledikten sonra meraklandı ve gidip bakmak istedi.
Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimse yok.
Dehşetle sordu:
-Öğrencilerin nerede?, diye.
-Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!
Akıl hastaları uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı.Baktı, en başta, bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.
-Sen neden bağırmıyorsun? diye soracak oldu.
Adam:
-Ben bunların öğretmeniyim, diye cevap verdi.Onlarda benim öğrencilerim. Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum.
Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti.Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi.
Pilot:
-Aman ne güzel! diye sevindi.Herhalde kendinin öğretmen olduğunu sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek, diye düşündü.
Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu. Pilot biraz daha bekledikten sonra meraklandı ve gidip bakmak istedi.
Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimse yok.
Dehşetle sordu:
-Öğrencilerin nerede?, diye.
-Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!
28 Ocak 2013 Pazartesi
Adaletli Paylaşım
Arslan, kurt ve tilki ava
çıkarlar. Bir geyik, bir koyun ve bir de horoz avlarlar.Arslan, kurda derki:
- "Şimdi bunları adaletle paylaştırıp sohbetimize tat ver" der.
- "Şimdi bunları adaletle paylaştırıp sohbetimize tat ver" der.
Kurt:
- "Ey cihân şahı, avcıların sultanı!.. Bundan kolay ne varki... Geyik sizin, koyun benim, horoz da şu zavallı tilkinindir".
Arslan, gök gürlemesini andıran bir sesle kükrer. Kurdu, kan revan içinde yere serer. Tilkiye dönüp:
- "Tez sen paylaştır"der.
- "Ey cihân şahı, avcıların sultanı!.. Bundan kolay ne varki... Geyik sizin, koyun benim, horoz da şu zavallı tilkinindir".
Arslan, gök gürlemesini andıran bir sesle kükrer. Kurdu, kan revan içinde yere serer. Tilkiye dönüp:
- "Tez sen paylaştır"der.
Tilki düşünerek:
- "Ey yiğitler ülkesinin tek hükümdarı!.. Koyun sabah kahvaltınız, geyik öğle yemeğiniz, horoz ise sultanıma çerezdir.
- "Ey yiğitler ülkesinin tek hükümdarı!.. Koyun sabah kahvaltınız, geyik öğle yemeğiniz, horoz ise sultanıma çerezdir.
Arslan gülerek:
- "Aferin sana bu adaletli taksimi kimden öğrendin?"
Tilki:
- "Şu yerde yatan kurt kardeşten öğrendim
- "Aferin sana bu adaletli taksimi kimden öğrendin?"
Tilki:
- "Şu yerde yatan kurt kardeşten öğrendim
Ne Kadar Ömrüm Kaldı?
Adamın biri rahatsızlanmış ve doktora gitmiş. Doktor
muayene etmiş ve hasta sormuş: “Ne oldu doktor bey? Ne kadar ömrüm kaldı?”
Doktor cevaplamış:
“10″ hasta da “Ne 10′u doktor bey, gün mü, ay mı sene mi?”
Doktor:
“9, 8, 7, 6….:)
“10″ hasta da “Ne 10′u doktor bey, gün mü, ay mı sene mi?”
Doktor:
“9, 8, 7, 6….:)
Hasta Adam Tablosu
Doktor, ünlü bir ressam olan
arkadaşını ziyarete gider. Ünlü ressam arkadaşı, son olarak yaptığı hasta bir
adam tablosunu doktor arkadaşına gösterip:
-Eee, söyle bakalım fikrin ne? diye sorar:
Doktor tabloya tekrar bakıp biraz daha düşündükten sonra cevap verir:
-Merak edilecek bir şey yok. Sadece üşütmüş, o kadar... J
-Eee, söyle bakalım fikrin ne? diye sorar:
Doktor tabloya tekrar bakıp biraz daha düşündükten sonra cevap verir:
-Merak edilecek bir şey yok. Sadece üşütmüş, o kadar... J
27 Ocak 2013 Pazar
Ayakkabı
Temel işe girmek için sözlü sınava girmiş. Çok heyecanlı,
bir önceki adaya soruyor:
- Ne soruyorlar?
- Ayakkabı.
Temel''in sırası geliyor, Temel bilsin diye soruyu kolay soruyorlar :
- Dört ayaklıdır, miyav miyav der.
Temel soruyor :
- Bağcıkli midur?
- Ne soruyorlar?
- Ayakkabı.
Temel''in sırası geliyor, Temel bilsin diye soruyu kolay soruyorlar :
- Dört ayaklıdır, miyav miyav der.
Temel soruyor :
- Bağcıkli midur?
Bilseydim
Babası dördüncü sınıfa giden oğluna sordu:
- Haftada dört lira verirsem, ayda kaç lira eder?
-on altı lira eder babacığım!
-aferin oğlum, al şu on altı lirayı.
- para vereceğini bilseydim 100 lira derdim.
- Haftada dört lira verirsem, ayda kaç lira eder?
-on altı lira eder babacığım!
-aferin oğlum, al şu on altı lirayı.
- para vereceğini bilseydim 100 lira derdim.
Doğma büyüme
Temel evinin bahçesinde otururken yabancı birisi Temel’e seslenir;
- Selamün aleyküm hemşerim buralı mısın?
Temel
- Evet buraliyum
Yabancı
- Ben de buralara yerleşmek istiyorum
Temel
- İyi olur ben ilk geldiğimde konuşamiyordum, yürüyemiyordum, ayrıca saçlarim da yoktu.
Yabancı mest olmuş bir şekilde
- Sen kaç senedir burada yaşıyorsun?
Temel
- Gülümseyerek doğma büyüme buraliyum.:)
- Selamün aleyküm hemşerim buralı mısın?
Temel
- Evet buraliyum
Yabancı
- Ben de buralara yerleşmek istiyorum
Temel
- İyi olur ben ilk geldiğimde konuşamiyordum, yürüyemiyordum, ayrıca saçlarim da yoktu.
Yabancı mest olmuş bir şekilde
- Sen kaç senedir burada yaşıyorsun?
Temel
- Gülümseyerek doğma büyüme buraliyum.:)
26 Ocak 2013 Cumartesi
Şimdi Geldim
Temel binanın altıncı katından düşmüştü. Anında Temel’in etrafını
bir kalabalık sardı. Yoldan geçen meraklı bir adam kalabalığı yardı ve yaralı
Temel''e sordu: "Ne oldu?
"Temel zorlukla cevap verdi:
" Vallahi bilmiyorum, ben de şimdi celdum."J
Fildişi
Antikacı dükkanına giren bir adam , sinirle bağırdı:
Bana gerçek fildişi diye sattığınız biblo, meğerse fildişi değilmiş, sahteymiş!..
Antikacı müşteriyi dinledikten sonra sakince ona cevap verdi:
Olamaz efendim, dedi. Çünkü bizim biblolarımızın, hepsi gerçek fildişindendir.
Bana gerçek fildişi diye sattığınız biblo, meğerse fildişi değilmiş, sahteymiş!..
Antikacı müşteriyi dinledikten sonra sakince ona cevap verdi:
Olamaz efendim, dedi. Çünkü bizim biblolarımızın, hepsi gerçek fildişindendir.
Haa, ama fil takma diş takıyorsa onu bilemem tabiiJ
Devekuşu
Temel Avustralya’ya devekuşu avlamak için seyahate çıkar.
Avustralya’ya gittiğinde malzemeleri hazırlayıp maceraya atılıyor.
Bir virajı dönünce bakıyor 25, 30 tane devekuşu.
Hemen arabayı durduruyor ve o tarafa silahını doğrultuyor.
Devekuşları silahı görünce ürkerek kafalarını kuma gömüyorlar.
Yani kendi akıllarınca saklanıyorlar.
Temel etrafa bakıyor ve kendi kendine sinirli sinirli soruyor:
- Ulan nereye gitti bu hayvanlar?
Avustralya’ya gittiğinde malzemeleri hazırlayıp maceraya atılıyor.
Bir virajı dönünce bakıyor 25, 30 tane devekuşu.
Hemen arabayı durduruyor ve o tarafa silahını doğrultuyor.
Devekuşları silahı görünce ürkerek kafalarını kuma gömüyorlar.
Yani kendi akıllarınca saklanıyorlar.
Temel etrafa bakıyor ve kendi kendine sinirli sinirli soruyor:
- Ulan nereye gitti bu hayvanlar?
24 Ocak 2013 Perşembe
Plaka
Temel evinde oturuyormuş. İdris gelip;
- Temel araban çalınıyor demiş.
Temel arabanın arkasından koşmuş ve bir süre sonra geri dönmüş.
- Temel araban çalınıyor demiş.
Temel arabanın arkasından koşmuş ve bir süre sonra geri dönmüş.
İdris:
- Ne oldu yakalayabildin mu ? demiş.
Temel:
- Yakalayamadum ama plakasinu aldum, demiş :)
- Ne oldu yakalayabildin mu ? demiş.
Temel:
- Yakalayamadum ama plakasinu aldum, demiş :)
Kaçak elektrik
Temel
birgün Dursunla çay bahçesinde buluşur. Sohbet etmeye başlarlar. Temel durup
durup offfffff çekmektedir. Dursun dayanamaz ve sorar :
- Ula Temel niye off liyusun? Temel söyler :
- Fadimemden hiç elektruk alamayrum. Oysa Temel 2 senelik evlidir. Dursun bir daha sorar :
- Ula Temel siz 2 yildur evlisunuz. Bugüne kadar nasil anlaşaydinuz? O da cevap verir :
- Ula biz 2 senedir gaçak elektrik kullanayduk daaa :)
- Ula Temel niye off liyusun? Temel söyler :
- Fadimemden hiç elektruk alamayrum. Oysa Temel 2 senelik evlidir. Dursun bir daha sorar :
- Ula Temel siz 2 yildur evlisunuz. Bugüne kadar nasil anlaşaydinuz? O da cevap verir :
- Ula biz 2 senedir gaçak elektrik kullanayduk daaa :)
Küsünce
Temel’le Fadim’e tartışmışlar ve küsmüşler. Kağıta yazarak
anlaşıyorlarmış.
Temel yatarken kağıda Fadüme beni sabah 6.30 da kaldır yazmış.
Sabah olmuş Temel bir kalkmış saat 11.00 tabi çok kızmış.
Tam kalkacakken bir kağıt düşmüş yere Temel kağıdı okumuş.
Fadime yazmış; “Temel kalk saat 6.30 oldiJ
Temel yatarken kağıda Fadüme beni sabah 6.30 da kaldır yazmış.
Sabah olmuş Temel bir kalkmış saat 11.00 tabi çok kızmış.
Tam kalkacakken bir kağıt düşmüş yere Temel kağıdı okumuş.
Fadime yazmış; “Temel kalk saat 6.30 oldiJ
23 Ocak 2013 Çarşamba
70 Yıldır Yürüyorum
Günlerden birgün bir araba, yaşlı Temel’e çarpar. Arabanın
şoförü bağırır:
-Suç sende, ben 20 yıllık şoförüm!
Temel karşılık verir:
-Ben de 70 yıldır yürüyorum!:)
-Suç sende, ben 20 yıllık şoförüm!
Temel karşılık verir:
-Ben de 70 yıldır yürüyorum!:)
Kırmızı Işık
Temeli trafik polisi durdurur sorar:
Kırmızı ışık yanıyordu neden geçtin?
Yoksa kırmızı ışığı görmedin mi?
Temelde cevap verir :
Kırmızı ışığı çok iyi gördüm görmesine de de sizi görmemiştim.:)
Kırmızı ışık yanıyordu neden geçtin?
Yoksa kırmızı ışığı görmedin mi?
Temelde cevap verir :
Kırmızı ışığı çok iyi gördüm görmesine de de sizi görmemiştim.:)
Kafamı Dinleyeyim
Bir hayli yaşlı olan Fadime ve Temel’e gazeteciler sormuş:
-Kaç yaşındasınız?
-Kaç yaşındasınız?
Fadime:
-Seksen yedi. Yüz yaşıma kadar da yaşayacağım; demiş
-Seksen yedi. Yüz yaşıma kadar da yaşayacağım; demiş
Temel:
-Ben de seksen yedi, ben yüz bir yaşıma kadar yaşayacağım; demiş
-Ben de seksen yedi, ben yüz bir yaşıma kadar yaşayacağım; demiş
Gazeteci:
-Neden bir yıl fazla yaşamak istiyorsunuz?
-Neden bir yıl fazla yaşamak istiyorsunuz?
Temel:
-Hiç değilse bir yıl kafamı dinleyim.
-Hiç değilse bir yıl kafamı dinleyim.
22 Ocak 2013 Salı
Berabere
Futbol maçı başlamadan önce iki takımdan birinin kaptanı, hakemi bir
köşeye çekmiş ona demişki:
- “Hocam,” “Sen bizim takımın durumunu bilmezsin… ”
- “Bu maçı bize kaybettirecek olursan, bizimkiler seni ne yapar bilir misin?”
- “Hocam,” “Sen bizim takımın durumunu bilmezsin… ”
- “Bu maçı bize kaybettirecek olursan, bizimkiler seni ne yapar bilir misin?”
Hakem:
- “Ne yaparlar?”
- “Ne yaparlar?”
Kaptan:
– “Seni parça parça ederler…”
Hakem cevap verdi:
- “Anlaşıldı, siz bu oyunda berabere kalacaksınız…”
Hakem cevap verdi:
- “Anlaşıldı, siz bu oyunda berabere kalacaksınız…”
Kaptan:
- “Neden?”
- “Neden?”
Hakem:
- “Öteki takımın kaptanı da bana aynı sözleri söyledi de ondan. :)
- “Öteki takımın kaptanı da bana aynı sözleri söyledi de ondan. :)
Mısır Satmayacak
Bir cimri Salı günü banka önünde kaynamış mısır satmaktaydı.
Mısır çok lezzetli olduğundan kısa bir zamanda büyük kar sağladı. Bir gün
arkadaşlarından biri geldi ve kendisinden ödünç para istedi.
Arkadaşına şöyle dedi: Üzülerek söylemeliyim, bankayla burada tezgahımı kurduğum zaman bir anlaşma yaptım, ben ödünç vermeyeceğim, banka da mısır satmayacak.:)
Arkadaşına şöyle dedi: Üzülerek söylemeliyim, bankayla burada tezgahımı kurduğum zaman bir anlaşma yaptım, ben ödünç vermeyeceğim, banka da mısır satmayacak.:)
Kayserili İle Terzi
Kayseri`li
Recep`e babası hayat dersi veriyormuş oğlum senden ne kadar isterlerse
istesinler yarısından fazla verme. Recep birgün terziye takım elbise diktirmiş.
Kayseri`li borcum nedir? demiş
Terzi cevap vermiş 200 TL
Kayseri`li mümkün değil 100 TL demiş.
Terzi kurtarmaz 140TL demiş.
Kayseri`li mümkün değil 70 TL’den fazla vermem demiş.
Terzi lanet olsun tamam demiş.
Bu sefer Kayseri`li 35 TL’den fazla vermem demiş.
Terzi sinirlenmiş para falan istemiyorum al elbiseni git buradan demiş.
Kayseri`li bir takım elbise daha dikmezsen şurdan şuraya gitmem demiş.:)
Kayseri`li borcum nedir? demiş
Terzi cevap vermiş 200 TL
Kayseri`li mümkün değil 100 TL demiş.
Terzi kurtarmaz 140TL demiş.
Kayseri`li mümkün değil 70 TL’den fazla vermem demiş.
Terzi lanet olsun tamam demiş.
Bu sefer Kayseri`li 35 TL’den fazla vermem demiş.
Terzi sinirlenmiş para falan istemiyorum al elbiseni git buradan demiş.
Kayseri`li bir takım elbise daha dikmezsen şurdan şuraya gitmem demiş.:)
21 Ocak 2013 Pazartesi
Göremem
Doktor, akıl hastasına sormuş:
-Bir kulağını kesersem ne olur?
Akıl hastası:
-Canım yanar.
Doktor:
-Ya iki kulağını kesersem.
Akıl hastası:
-O zaman iyi göremem.
Doktor:
-Peki ama niçin?
Akıl hastası:
-Niçini var mı canım! İki kulağımı da keserseniz gözlüğümü nereye takarım? :)
-Bir kulağını kesersem ne olur?
Akıl hastası:
-Canım yanar.
Doktor:
-Ya iki kulağını kesersem.
Akıl hastası:
-O zaman iyi göremem.
Doktor:
-Peki ama niçin?
Akıl hastası:
-Niçini var mı canım! İki kulağımı da keserseniz gözlüğümü nereye takarım? :)
Karneden Daha Kötü Şey
Adam oğlunun odasının önünden geçerken odaya hayretle bakakaldı. Yatağı güzelce toplanmıştı ve odası hiç olmadığı kadar derli toplu görünüyordu. Sonra adam yastığın üzerine bırakılmış mektup zarfını farketti ve o tarafa yöneldi. Üzerinde -Babama- yazıyordu. Aklından geçen bin bir kötü düşünceyle mektup zarfını açtı ve titreyen elleriyle mektubu… okudu: Sevgili baba; Sana bu satırları derin bir pişmanlık ve üzüntü içinde yazdım. Kız arkadaşımla kaçmak zorundaydım çünkü seni ve annemi yaşanacak rezaletten uzak tutmak istedim. Gerçek tutku ve aşkı ben Esma ile buldum ve o öyle tatlı ki anlatamam. Şunu biliyordum siz onun vücudunun her yerine taktığı küpeleri, derisine işlettiği dövmeleri, kendine has o çılgın giyim tarzını asla ama asla onaylamayacaktınız ve tabi benden çok büyük olması da bir sorun olacaktı size. Ancak benim için bunlar değildi gerçek tutku ve gerçek aşk… Baba Esma hamile! Esma’nın dediğine göre çok mutlu olacakmışız. Ormanda kendine ait bir karavanı ve tüm kış yetecek kadar da yakacağı varmış. Bir sürü çocuğa sahip olma düşüncesi rüyalarımızı süslemekte. Artık tam anlamıyla bilime yalvarıyoruz dualar ediyoruz şu AIDSin çaresi bulunsun ve Esma sağlığına kavuşsun diye….. O kesinlikle iyileşmeyi hakediyor. Endişelenmeyi bırak baba ben 15 yaşındayım ve kendi başımın çaresine bakabilirim.. Eminim bir gün geri döneceğiz ve sen kendi torunlarını tanıyacak, seveceksin Oğlun. NOT: Baba yazdığım mektubun tek kelimesi bile doğru değil. Ben Ahmet’lerdeyim. Sadece sana; masamın üzerinde seni bekleyen karneden daha kötü şeylerin hayatta olduğunu hatırlatmak istedim.
SIPA
Köylü, yeni doğan bir sıpayı kucağına almış evine dönerken ,iki ilkokul öğrencisi kendisine takılarak şöyle der:- Hayrola amca, derler. Oğlunu nereye götürüyorsun böyle?
- Adam:
-Kendine yapılan bu terbiyesizliğe aldırmamış gibi görünerek cevap verir:
- Gittiğiniz ilkokula kaydını yaptıracağım. :)
20 Ocak 2013 Pazar
İndirim
İki dilenci yakın aralıkla kaldırıma oturmuş dileniyorlardı.
Hayırseverin biri dilencilerden birine 5 TL verecekti ki diğer dilenci
dayanamadı:
- Beyfendi, sadakayı bana verirseniz, indirim yaparım! :)
- Beyfendi, sadakayı bana verirseniz, indirim yaparım! :)
Ben
Ali okuldan eve bir gözü mosmor dönmüştü. Annesi ona kızdı:
"Aşk olsun yine mi dövüştün okulda?
"Şey büyük bir çocuğun küçüğü dövmesine engel olmaya çalıştım da anneciğim."
"Aferin bak bu cesaret işi. Kimdi o küçük?"
Ali gayet sakin:
" Ben! ":)
"Aşk olsun yine mi dövüştün okulda?
"Şey büyük bir çocuğun küçüğü dövmesine engel olmaya çalıştım da anneciğim."
"Aferin bak bu cesaret işi. Kimdi o küçük?"
Ali gayet sakin:
" Ben! ":)
Bulutlar
Öğretmen, Hayat Bilgisi dersinde bulutların, yeryüzündeki suların buharlaşmasından oluştuğunu uzun uzun anlatmış sonrasında ön sıralarda oturan öğrencilerden birine şu soruyu sormuş : -Söyle bakalım oğlum, kara bulutlar neden olur? Çocuk düşünmüş, yutkunmuş, bir şey diyememiş. Onun yanında oturan küçük kız çocuğu parmak kaldırarak şu cevabı vermiş : -Kirli sulardan olur öğretmenim!..:)
19 Ocak 2013 Cumartesi
Dört Dua
Cemal sormuş Temel''e:
- Ula Temel, sen kaç dua biliyorsun?;
Temel:
- Dört adet dua bileyrum.
Cemal:
- Hangilerinu bileysun demiş.
Temel:
- Üç ihlas bir Elham''i bileyrum daaJ
- Ula Temel, sen kaç dua biliyorsun?;
Temel:
- Dört adet dua bileyrum.
Cemal:
- Hangilerinu bileysun demiş.
Temel:
- Üç ihlas bir Elham''i bileyrum daaJ
Otelci Temel
Otelci Temel''in kapısını bir gece bir İspanyol asilzadesi çalmış ve Temel’e demişki.
- Boş odanız var mı?
Temel:
- Kimsunuz?
İspanyol:
- Jose de Santana de Monte Cristo de Santa Cruzo.
Temel:
- Haa, bu kadar uşağu alacak yerum yok.:)
Tren fıkrası
Temel ve
iki arkadaşı İstanbul''dan memleketine gitmek üzere tren garına giderler ilk tren
bir saat sonradır, bileti alırlar. Ne yapalım bir saat diye düşünürken yemeğe
gitmeye karar verirler. Yemekte sohbet ederler bir süre sonra saata bir
bakarlar ki bir saati geçmiş. Hemen koşarlar tren garına ama tren gitmiş.
Yine bilet alırlar bir saat sonrası için. Ne yapalım vakiti nasıl geçirelim
derken kahveye giderler. Çaylar kahveler sohbetler uzar da uzar ve saate baktıklarında
1 saat olmasına 5 dakika vardır. Hemen koşarlar gara ama trene yetişemezler. Gişeye gidip sorarlar yine memlekete gidecek tren var mı diye. Gişedeki adam
"bakın bu son tren eğer bunu da kaçırırsanız memleketinize bugün dönemezsiniz" demiş.
Bileti almışlar yine sıkılmışlar ne yapalım derken pastaneye gitmeye karar vermişler.
Pastalar, kekler, çörekler sohbet derken saate bir bakmışlar ki bir saat olmak
üzere hemen koşmuşlar gara. Tren yeni hareket ediyor, içlerinden biri uzun ilk
vagonu yakalamış, diğeri orta boylu son vagonu tutmuş. Tren gitmiş, Temel oturmuş
yere başlamış gülmeye. Gişe memuru yanına gelmiş."Sen ne garip adamsın. Üç
treni kaçırdın, arkadaşların gitti, sen kaldın, ağlayacağına gülüyorsun be
adam". Temel: "Uy hemşerim onlar beni geçirmeye geldiydu ben ona güleyrum" demiş.
18 Ocak 2013 Cuma
Cennet Cehennem
Öğretmen derste öğrencilerine sormuş:-
Allah hepimizin cennete gitmesini istediği halde niye cehenneme gönderiyor.
Bu soru üzerine, öğrencinin birisi öğretmenin sorusuna soruyla cevap vermiyor:
-Peki öğretmenim siz bizim 5 almamızı istediğiniz halde niye sınav yapıyorsunuz?
Allah hepimizin cennete gitmesini istediği halde niye cehenneme gönderiyor.
Bu soru üzerine, öğrencinin birisi öğretmenin sorusuna soruyla cevap vermiyor:
-Peki öğretmenim siz bizim 5 almamızı istediğiniz halde niye sınav yapıyorsunuz?
Baba Parası
Oğlu, Kayserili babasından para ister:
-"Baba 500 TL verir misin?"
Baba :
-"400 TL mi? Ne yapacaksın 300 TL’yi ?
200 TL neyine yetmiyor.. Al sana 100 TL yeter." der ve çıkartıp 50 TL verir.
Oğlu pişkin pişkin güldü:
"Bana zaten 50 TL lazımdı " der.
Baba’nın yanıtı :
-"Bak kerataya, sahte para vermesem beni kazıklayacaktı..." :)
-"Baba 500 TL verir misin?"
Baba :
-"400 TL mi? Ne yapacaksın 300 TL’yi ?
200 TL neyine yetmiyor.. Al sana 100 TL yeter." der ve çıkartıp 50 TL verir.
Oğlu pişkin pişkin güldü:
"Bana zaten 50 TL lazımdı " der.
Baba’nın yanıtı :
-"Bak kerataya, sahte para vermesem beni kazıklayacaktı..." :)
Yanlış Bacak
Bacak rahatsızlığı nedeniyle doktora başvuran hastanın
bacağı ciddi rahatsızlık nedeniyle
kesilmiştir. Ameliyat sonrası doktor hastasının yanına gelir ve konuşmaya başlar:
- "Size bir iyi, bir de kötü haberim olacak. Önce kötü haberi söyleyeyim isterseniz... Hasta söyleyin doktor Bey der. Doktor: Maalesef yanlış bacağınızı kesmişiz. Çok üzgünüz. Ama iyi habere sevineceksiniz! Öteki bacağınız iyileşiyor."
- "Size bir iyi, bir de kötü haberim olacak. Önce kötü haberi söyleyeyim isterseniz... Hasta söyleyin doktor Bey der. Doktor: Maalesef yanlış bacağınızı kesmişiz. Çok üzgünüz. Ama iyi habere sevineceksiniz! Öteki bacağınız iyileşiyor."
:)
17 Ocak 2013 Perşembe
Zeka mı Benden Almış
Çocuk karne dağıtımından sonra eve gelmiş ve babasına hepsi 5 olan karnesini göstermiş. Baba tabiki oğlunun karnesi ile gururlanmış ve oğlunu tebrik etmiş. Sonra anneye dönerek, "Belliki bu çocuk zekasını benden almış." demiş. Anne, babaya bakmış ve demişki; "Belli, çünkü benim zekam yerinde duruyor!"
Durdur
Taksinin yokuşta frenleri patlamış, müthiş bir hızla aşağı iniyor. Taksici arabaya hakim olmakta zorlanıyor. Kayserili müşteri bağırmış..
'Durdur şu arabayı..'
Şoför panik içinde haykırmış..
'Durduramıyorum!..'
Kayserili: 'O zaman taksimetreyi durdur hiç değilse'
'Durdur şu arabayı..'
Şoför panik içinde haykırmış..
'Durduramıyorum!..'
Kayserili: 'O zaman taksimetreyi durdur hiç değilse'
Gemi Pusulası
Temel bir gün gemide gidiyormuş. O gün hava çok rüzgarlı ,
sisli ve soğukmuş. Temel adamlarına derki:Bana pusulayı getirun.
Sonra adamları pusulayı uzun zaman aramışlar bulamamışlar.
Sonra Temel'e demişlerki pusula yok neyi
getirelim.
Temel :
O zaman Kelime-i Şehadet getirin demiş. :)
16 Ocak 2013 Çarşamba
Sessizlik Fıkrası
Bir Karadeniz takımının yöneticisi, önemli bir maç için başka bir şehirden amigo getirir. Amigoya bu maçın önemini anlatır. Amigo maçtan önce seyircilere tarif eder:
- Sağ kolumu kaldırdığım zaman, bizim takım için lehte. Sol kolumu kaldırdığım zaman da karşı takım aleyhine bağıracaksınız. İki kolumu birden kaldırdığım zaman da sessizlik.
Maç başlar, amigo sağ kolunu kaldırır:
- Ya ya ya, şa şa şa bizim takım çok yaşa!
Sol kolunu kaldırır:www.sendeyim.com/fikralar
-Yuuuuh!
İki kolunu kaldırır. Seyirciler hep bir ağızdan:
- Sessizluk, sessizluk! :)
- Sağ kolumu kaldırdığım zaman, bizim takım için lehte. Sol kolumu kaldırdığım zaman da karşı takım aleyhine bağıracaksınız. İki kolumu birden kaldırdığım zaman da sessizlik.
Maç başlar, amigo sağ kolunu kaldırır:
- Ya ya ya, şa şa şa bizim takım çok yaşa!
Sol kolunu kaldırır:www.sendeyim.com/fikralar
-Yuuuuh!
İki kolunu kaldırır. Seyirciler hep bir ağızdan:
- Sessizluk, sessizluk! :)
Ne iş Yapar?
Temizlikçi bir bayan dışarıdan İlkokul diploması almak için sınava girer.
Fen bilgisi dersindeki sorular ve cevaplar şöyle:
-Soru:Mide ne iş yapar?
-Cevap:Sindirim yapar, yediklerimizi öğütür.
-Soru:Akciğer ne iş yapar?
-Cevap:Solunum yapar, bizi yaşatır.
-Soru: Kalp ne iş yapar?
-Cevap:Dolaşım yapar."
-Soru:Beyin ne iş yapar?
-Cevap:Bizim apartmanda kapıcılık yapar... :)
Fen bilgisi dersindeki sorular ve cevaplar şöyle:
-Soru:Mide ne iş yapar?
-Cevap:Sindirim yapar, yediklerimizi öğütür.
-Soru:Akciğer ne iş yapar?
-Cevap:Solunum yapar, bizi yaşatır.
-Soru: Kalp ne iş yapar?
-Cevap:Dolaşım yapar."
-Soru:Beyin ne iş yapar?
-Cevap:Bizim apartmanda kapıcılık yapar... :)
Telefon Faturası
Ev telefonu hayli yüksek gelince, ev halkı toplantı yapmaya karar verir.:
Baba:
- Yahu bu korkunç çok yüksek bir fatura. Ben bu telefonu asla kullanmıyorum, hep çalıştığım şirketteki telefonu kullanıyorum. Nasıl oluyor?
Baba:
- Yahu bu korkunç çok yüksek bir fatura. Ben bu telefonu asla kullanmıyorum, hep çalıştığım şirketteki telefonu kullanıyorum. Nasıl oluyor?
Anne:
- Aynen ben de... Akşama kadar çalıştığım bankada elimin altında telefon var. Ne yapayım bunu.
- Aynen ben de... Akşama kadar çalıştığım bankada elimin altında telefon var. Ne yapayım bunu.
Oğlan:
-Vallahi ben de Şirketimin bana verdiği cep telefonu ile bütün görüşmelerimi yapmaktayım.
-Vallahi ben de Şirketimin bana verdiği cep telefonu ile bütün görüşmelerimi yapmaktayım.
Kız:
- Ee benim de şirket hattım var. Ev telefonunu hiç kullanmam ki.
- Ee benim de şirket hattım var. Ev telefonunu hiç kullanmam ki.
Herkes aniden evdeki hizmetçiye döner ve cevap arar gözle bakarlar.
Hizmetçi:
- Eee... Problem ne o zaman? Sanırım hepimiz iş telefonlarını kullanıyoruz... :)
Hizmetçi:
- Eee... Problem ne o zaman? Sanırım hepimiz iş telefonlarını kullanıyoruz... :)
15 Ocak 2013 Salı
Misafir Perver Erzurumlu
Erzurum’da birisi tanıdık bir köylü dostuna misafirliğe gitmiş. Ev
sahibi Necati ikramda bulunur. Kerim, yemekten sonra misafirin önüne bir kalbur yer
elması getirir. Bu kadar çok ikramdan dolayı mahcup duruma düşen misafir :
- Ağa ne zehmet ettin, bunlara ne gereği vardi, diye söyleyince, köylü:
- Ne zehmeti efendi farzet ki müsürlüge töhmüşem öküzler yiyir !
sahibi Necati ikramda bulunur. Kerim, yemekten sonra misafirin önüne bir kalbur yer
elması getirir. Bu kadar çok ikramdan dolayı mahcup duruma düşen misafir :
- Ağa ne zehmet ettin, bunlara ne gereği vardi, diye söyleyince, köylü:
- Ne zehmeti efendi farzet ki müsürlüge töhmüşem öküzler yiyir !
Doktor Temel
Dursun, "Temel çok iyi bir doktordur" demiş..
Dursun'a "Nereden biliyorsun" demişler.
Dursun:"Geçen yıl çok pahalı bir ameliyat olmam gerekiyordu, param yoktu, röntgende rötuş yaptı."
Memleket Havası
Arabasıyla Almanya’ya giden Cemal, arkadaşı Temel’i
lastiğinin havasını indirirken görür:
Cemal:
- Ne yapaysun uşağum?
Temel oldukça duygusal bir havada cevap verir:
- Biraz memleket havasi koklayalum deduk da . :)
- Ne yapaysun uşağum?
Temel oldukça duygusal bir havada cevap verir:
- Biraz memleket havasi koklayalum deduk da . :)
14 Ocak 2013 Pazartesi
Çocuklar Risk Nedir?
Okul içinde öğrencilere olan sert davranışlarıyla tanınan bir psikoloji öğretmeni , yazılıda tek bir soru sormuş. Soruda şuymuş; Risk nedir?
Sınav sonrasında bir hafta geçince sonuçlar açıklanmış. Sınıftan sadece bir kişi 100 üzerinden 100 almış. Çocuğun kağıdında sadece üç kelime yazıyormuş;
-İşte risk budur. :)
Sınav sonrasında bir hafta geçince sonuçlar açıklanmış. Sınıftan sadece bir kişi 100 üzerinden 100 almış. Çocuğun kağıdında sadece üç kelime yazıyormuş;
-İşte risk budur. :)
Etiketler:
fıkra,
fıkralar,
kısa fıkra,
komik fıkra,
öğrenci,
risk,
ukal
İngiltere Nerededir ?
Öğretmen derste Mehmet’te sorar:
- İngiltere nerededir?
Mehmet: - Bilmiyorum, öğretmenim.
Öğretmen:- Git evdekilere sor, yarın tekrar soracağım.
Mehmet eve gelir ve babasına sorar.
Babası: - Tam olarak ben de bilmiyorum nerede diye; ama çok uzakta olamaz, çünkü bizim şirkette bir tane İngiliz çalışıyor, işe yürüyerek geliyor. :)
Temel ile Penguen
İlginç bir
tesadüf sonucu bulduğu penguenin elinden tutup “Ne yapacağum bunu” diye
düşünerek dolaşan Temel, Dursun’la karşılaştı.
Dursun:
- Ula Temel bu nedur ?
- Ula Temel bu nedur ?
Temel:
- Ben de bilmeyrum daa, ne yapacağum diye düşüneyrum.
- Ben de bilmeyrum daa, ne yapacağum diye düşüneyrum.
Dursun:
- İlahi Temel, düşünecek ne var hayvanat bahçesine götürsene.
Bu fikri benimseyen Temel, Dursun’un yanından ayrılmıştı. Aradan bir kaç saat geçmişti ki, yine karşılaştılar ve yine Temel’in yanında penguen vardı. Dursun merakla :
- Uyy, hayvanat bahçesine götürmedin mi oni ? diye sorunca Temel :
- Götürdüm daa, şimdi de sinemaya götüreyrum…
- İlahi Temel, düşünecek ne var hayvanat bahçesine götürsene.
Bu fikri benimseyen Temel, Dursun’un yanından ayrılmıştı. Aradan bir kaç saat geçmişti ki, yine karşılaştılar ve yine Temel’in yanında penguen vardı. Dursun merakla :
- Uyy, hayvanat bahçesine götürmedin mi oni ? diye sorunca Temel :
- Götürdüm daa, şimdi de sinemaya götüreyrum…
13 Ocak 2013 Pazar
Temel İle Fadime evleniyor mu?
Temel ile Fadime bir ağacın altında konuşuyorlarmış Fadime
-ula temel biz ne zaman evleneceğiz demiş. Temel -birgün evleniruz demiş. Aradan
yıllar geçmiş Temel ile Fadime aynı ağacın altında yine konuşmaya başlamışlar.
Fadime :Temel sen benu oyalıyor misun? Biz ne zaman evleneceğuz der Temel : Ula
boşver Fadume bu yaştan sonra bizi kim alır der.
:)
:)
Etiketler:
Fadime,
karadeniz,
kısa fıkra,
komik,
komik fıkra,
temel
Ben de Siliyorum
Bir gün çocuk okul çıkışı eve gelmiş.
Annesi sormuş : Niye senin
defterin boş?
Çocuk cevap vermiş : Anneciğim, öğretmen tahtayı silince ben de
siliyorum.
:)
:)
Baklava
Nasrettin hoca akşamleyin eve doğru yürürken , baklavayı çok seven bir
köylüyle karşılaşır.
Köylü:
-Hoca,kısa bir süre önce bir adam büyük bir tepsi baklava götürüyordu...
-Hoca,kısa bir süre önce bir adam büyük bir tepsi baklava götürüyordu...
Hoca:
-Beni ilgilendirmez !
-Beni ilgilendirmez !
Köylü:
- Ama adam tepsiyi sizin eve götürüyordu .
- Ama adam tepsiyi sizin eve götürüyordu .
Hoca:
-O zaman seni ilgilendirmez!
:)
-O zaman seni ilgilendirmez!
:)
12 Ocak 2013 Cumartesi
Borcunuz Olsun
Öğretmenin biri matematiği zayıf olan öğrencisine:
Bak çocuğum aslında matematik çok kolaydır. Örneğin sen bir bakkal sahibisin ve ben senden 4 liralık domates 6 liralık soğan ve 3 liralık elma aldım sana 20 lira verdim ne kadar para üstü alırım?
Öğrenci işin içinden çıkamayınca yırtıp atmış:
Önemli değil öğretmenim borcunuz olsun. J
Otobüs kazası
Bir gün bir kız eve geldiğinde annesine derki: Anneciğim bugün otobüste biri düştü herkes ona güldü ama
ben gülmedim demiş.Annesi: ‘Aferin , hep böyle davran kızım’der ve ardından peki düşen
kimdi biliyor musun? Diye merakla sorar. Kız cevap verir: ‘Bendim ‘
Herkesin selamı var
Selçuk adlı bir çocuk yatılı okulda kalıyormuş. Selçuk oda arkadaşına
demiş ki:
-Ben sınavdan sonra memlekete gidiyorum. Sınav sonuçları gelince beni
ararsın.
Eğer annem telefona çıkarsa ve eğer 1 zayıfım varsa Ali'nin selamı var,
2 zayıfım varsa (içinden güler) Ali'nin ve Ayşe'nin selamı var ,
3 zayıfım varsa gerçi olamaz ama Ali'nin, Ayşe'nin, Mehmet'in selamı
var,
4 yanlışım varsa ki bu imkansız Ali'nin, Ayşe'nin, Mehmet'in ve
Esma'nın selamı var dersin.
Selçuk sınavdan çıktıktan sonra memleketine gitmiş.
Sınav sonuçları gelince arkadaşı Selçuk'u aramış. Telefona Selçuk'un annesi
çıkmış. Demiş ki:
-Teyze, Selçuk'a söyle okuldaki herkesin selamı var.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
